Önceki Beklentiler
Trans Onur Yürüyüşü, 22 Haziran 2025’te düzenlenen etkinlik sırasında gözaltına alınan 36 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması olarak önemli bir dönüm noktasıydı. Bu dava, toplumsal cinsiyet kimliği ve insan hakları konularında geniş bir tartışma yaratmıştı. Önceki beklentiler, duruşmanın hızlı bir şekilde sonuçlanması ve adaletin sağlanması yönündeydi.
Değişen Durum
Ancak, 11 Mart 2026’da Anadolu Adliyesi’nde gerçekleştirilen duruşma, beklenenden çok daha karmaşık bir hal aldı. Duruşma, 15 dakika gecikmeyle başladı ve toplamda 6 saat sürdü. İlk duruşmada 18 sanık hâkim karşısına çıktı. Duruşma sırasında, hâkim sanıkların ve avukatların sözünü kesti, bu da duruşmanın ilerleyişini olumsuz etkiledi.
Taraflar Üzerindeki Etkiler
Duruşmada polislerin varlığı dikkat çekti. Duruşma arasında 30 dakikalık bir ara verildi. Avukatların SEGBİS kaydı alınması talebi reddedildi ve duruşmada 11 sanığın duruşmalardan vareste tutulmasına karar verildi. Ayrıca, polisler hakkında suç duyurusunda bulunulması talebi de reddedildi. Bu durum, sanıklar ve avukatları üzerinde büyük bir baskı oluşturdu.
Uzman Görüşleri ve Veriler
Hâkim, duruşma sırasında zihnen çok yorgun olduğunu belirterek, “Kimseyi uzun uzun dinleyemem” dedi. Bu ifade, duruşmanın ciddiyetini ve hâkimin yaklaşımını sorgulattı. Avukat Serhat Alan, “İşkence yapan polisler hakkında soruşturma açılsın” diyerek, polislerin eylemlerinin sorgulanması gerektiğini vurguladı. Diğer bir avukat Gülyeter Aktepe ise, “Sokakta yürürken basit bir şüpheyle gözaltına alındılar” diyerek, gözaltı süreçlerinin hukuksuzluğuna dikkat çekti.
Sonuç ve Gelecek
Duruşma, 12 Mart saat 10.30’a ertelendi. Bu durum, davanın ilerleyişi açısından önemli bir tarih olarak kaydedildi. Duruşmanın geleceği ve sonuçları, toplumda geniş yankılar uyandırmaya devam ediyor. Detaylar henüz doğrulanmamış durumda.