Deutsche Bank, gelişmekte olan ülkelerin döviz rezervlerinin düşmesi durumunda bile altın fiyatlarının ons başına 8 bin dolara yükselebileceğini öngörüyor. Bu tahmin, merkez bankalarının altın alımlarının artması ve döviz rezervlerinde yaşanan dalgalanmalar üzerine kurulu.
Gelişmekte olan ülkelerin döviz rezervlerinin 5 trilyon dolara düşmesi halinde altın fiyatlarının bu seviyeye ulaşabileceği belirtildi. Deutsche Bank, merkez bankası rezervlerinde doların payının %60’tan %40’a gerilediğini, altının payının ise %30’a çıktığını vurguladı.
Öngörülen senaryolar:
- En yüksek fiyat senaryosunda, gelişmekte olan ülke döviz rezervlerinin 10 trilyon dolara yükselmesi ve altının toplam rezervlerdeki payının %40’a çıkması durumunda altın fiyatı 14 bin dolar olarak öngörülmektedir.
- Merkez bankalarının altın alımlarının fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği ifade edildi.
- Altının rezervlerdeki payının %15’te kalması halinde fiyat senaryolarının daha sınırlı düzeyde kalacağı belirtildi.
Banka, uzun vadede altının dolara bağımlılığı azalan yeni finansal düzende ‘dengeleyici güç’ haline gelebileceğini belirtti. Geleneksel düşüncenin aksine, Deutsche Bank merkez bankası rezervlerindeki altın payının küresel para sistemi tarafından değil, küresel jeopolitik ortam tarafından yönlendirildiğini savunuyor.
Altının rezervlerdeki payı üç temel faktörle şekillenir: Altın miktarı, altın fiyatlarının seviyesi ve küresel döviz rezervlerinin büyüklüğü. Gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervleri içinde altının payını artırma hedefinin, altın fiyatları için en güçlü senaryolardan biri olabileceği ifade edildi.
Deutsche Bank’ın analizleri, yatırımcıların ve merkez bankalarının gelecekteki stratejilerini şekillendirebilir. Altın artık sadece yatırım aracı değil, küresel güç dengelerinde güven unsuru olarak da yeniden sahneye çıkıyor.
