hürmüz boğazı — TR news

Hürmüz Boğazı, dünyanın en yoğun petrol nakliye yollarından biri olarak bilinirken, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla fiilen kapatıldı. Bu durum, bölgedeki enerji ticaretini ve güvenlik dinamiklerini derinden etkiledi.

Normalde ayda yaklaşık 3.000 gemi Hürmüz Boğazı’ndan geçerken, bu saldırılar sonrasında geçişlerde %95 oranında bir düşüş yaşandı. Hürmüz Boğazı’ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçmekte ve bu durum, dünya enerji piyasalarında önemli bir rol oynamaktadır.

İran, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğu yönündeki iddiaları geri çevirerek, “Boğaz açık” açıklamasında bulundu. İran Dışişleri Bakanı, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş için ‘düşman olmayan gemilere’ izin vereceklerini belirtti.

Hürmüz Boğazı’nın kapanması, Asya ülkelerini sert bir şekilde vurdu. Özellikle, bu bölgeden yapılan enerji ihracatının durması, birçok ülkenin enerji güvenliğini tehdit eder hale geldi. Hürmüz Boğazı, dünyanın petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık %20’sinin geçtiği bir güzergâh olarak kritik bir öneme sahiptir.

Bu gelişmelerin ardından, ABD Hürmüz Boğazı’na savaş gemisi göndermedi. Ancak, bölgedeki gerilimlerin artması, enerji fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Yılda Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji ticaretinin değeri 600 milyar dolar civarındadır.

Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, bölgedeki ekonomik dengeleri bozabileceği ve uluslararası enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’dan yapılan gübre ihracatı için de kritik bir güzergâh olarak öne çıkmaktadır.

Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, sadece bölge ülkelerini değil, dünya genelindeki enerji ticaretini de etkilemektedir. Bu durum, uluslararası ilişkilerde yeni dinamiklerin ortaya çıkmasına neden olabilir.