sera kadıgil — TR news

Sera Kadıgil, TBMM’deki İftar Menüsüne Tepki Gösterdi

Sera Kadıgil, 5 Mart 2026 tarihinde İstanbul’da bir pazar ziyaretinde, vatandaşların gıda alım güçlerindeki zorluklara dikkat çekti. Kadıgil, TBMM’de sunulan lüks iftar menüsünü eleştirerek, bu durumun halkın yaşadığı ekonomik sıkıntılarla ne kadar çeliştiğini vurguladı.

Kadıgil, “Derdimiz bu milletin ne yemediğiyle,” diyerek, siyasilerin ne yediğinin değil, vatandaşların karşılaştığı zorlukların önemli olduğunu belirtti. Pazar ziyaretinde, bir vatandaşın yalnızca 250 gram peynir alabilecek durumda olduğunu ifade etmesi, ekonomik sıkıntıların boyutunu gözler önüne serdi.

Pazar esnafı da satışların çok düşük olduğunu ve insanların gıda almakta zorlandığını aktardı. Kadıgil, gıda fiyatlarının yükselmesi nedeniyle temel gıda maddelerine erişimin giderek zorlaştığını dile getirdi. Örneğin, etin fiyatı 800 ile 1000 lira arasında değişirken, bir avokadonun fiyatı ise 100 lira olarak belirlendi.

Kadıgil, TBMM’deki iftar menüsüne yönelik eleştirilerini sürdürerek, “Bizi hiç duymazlar; anca karınlarını doyurma peşindeler,” diyen bir vatandaşı örnek gösterdi. Bu durum, siyasilerin halkın gerçek sorunlarından ne kadar uzak olduğunu ortaya koyuyor.

Özlem Zengin’in, “Milletimiz ne yiyorsa biz aynı şeye talibiz,” sözlerine atıfta bulunan Kadıgil, bu söylemin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Kadıgil, “Bu düzene ‘hayır’ demeyen herkes, kadın ve çocuk katili bu düzenin suç ortağıdır,” diyerek, toplumun adaletsizliklerine karşı ses yükseltti.

Kadıgil, ayrıca, Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın trajik ölümlerine de dikkat çekerek, bu olayların daha geniş toplumsal sorunlarla bağlantılı olduğunu belirtti. Kadıgil, kadınların toplumda karşılaştıkları adaletsizliklere karşı seslerini yükseltmeleri gerektiğini vurguladı.

Ekonomik sıkıntıların artması, gıda fiyatlarının yükselmesi ve vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması, Türkiye’deki mevcut durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Detaylar henüz doğrulanmadı.