üsküdar — TR news

2026 yılının Nisan ayının başlarında, İstanbul’un Üsküdar ilçesinde önemli bir rüşvet operasyonu gerçekleştirildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Üsküdar Belediyesi’nde yapı ve iskan ruhsatları üzerinden yolsuzluk iddialarını kapsıyordu. Bu operasyon, yerel yönetimlerdeki yolsuzlukların önlenmesine yönelik artan bir çabanın parçası olarak dikkat çekti.

7 Nisan 2026 tarihinde, İstanbul ve Yalova’da toplam 30 adrese eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Bu baskınlar sonucunda 20 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında bir belediye başkan yardımcısı ve Kent A.Ş. genel müdürü de bulunuyordu. Kent A.Ş., Üsküdar Belediyesi’nin iştirak şirketi olarak, ruhsat ve iskan süreçlerinde resmi yetkisi olmamasına rağmen etkili bir şekilde yer aldı.

Soruşturma kapsamında, müteahhitlerden yapı ruhsatı sürecinde usulsüz şekilde para talep edildiği iddiaları öne sürüldü. Savcılık, “Gerçekte sunulmayan bir hizmetin karşılığında görev ve yetkisi bulunmayan Üsküdar Belediyesi iştiraki Kent A.Ş.’nin paravan olarak kullanılmak suretiyle yapı ruhsatı sürecinde müteahhitlerden gayri yasal nitelikte gelir elde edildiği” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Gözaltına alınan kişiler arasında, İstanbul’da 19 ve Yalova’da 1 kişi bulunuyordu. Soruşturma sırasında çok sayıda dijital materyale el konuldu. Bu durum, yolsuzluk iddialarının ciddiyetini artırdı ve kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı.

Üsküdar Belediyesi, soruşturma ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Belediyemizin iştirak şirketi Kentaş üzerinden usulsüz kazanç sağlandığı, yetkisiz kişilerin karar süreçlerine müdahil olduğu ve kamu görevlilerinin bu doğrultuda hareket ettiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, belediyenin yolsuzluk iddialarına karşı savunma çabası olarak değerlendirildi.

Bu operasyon, CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaların Mart ayının sonunda yeniden hız kazanmasıyla paralellik gösteriyor. Üsküdar Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmeler, yerel yönetimlerdeki şeffaflık ve hesap verebilirlik konularını yeniden gündeme getirdi. Kamuoyunun bu tür iddialara karşı duyarlılığı artarken, yolsuzlukla mücadele konusundaki çabaların devam etmesi bekleniyor.

Şu an itibarıyla, gözaltına alınan kişilerin durumu ve soruşturmanın seyrine dair detaylar bekleniyor. Bu tür operasyonlar, yerel yönetimlerin güvenilirliğini sorgularken, aynı zamanda halkın yönetime olan güvenini de etkileyebiliyor. Detaylar henüz doğrulanmamış durumda.