e devlet — TR news

Sosyal medyaya kimlik ve yaş doğrulamasıyla giriş düzenlemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu tarafından kabul edildi. Bu düzenleme ile sosyal medya platformlarına e-Devlet üzerinden kimlik ve yaş doğrulamasıyla giriş yapılması öngörülüyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, üç ay içinde herkesin sosyal medyaya gerçek kimliğiyle gireceğini açıkladı.

Düzenleme, 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medyaya girişini engellemeyi hedefleyen bir kanun teklifi ile destekleniyor. Bu durum, çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmayı amaçlıyor. Ancak, İFÖD (İnternet Fikir ve Sanat Eserleri Derneği) sosyal medyaya kimlikle girişin, dijital fişleme altyapısı oluşturacağını belirtiyor. İFÖD, bu uygulamanın toplum üzerinde devasa bir dondurucu etki yaratacağını vurguladı.

Sosyal medya platformlarına giriş için e-Devlet kapısına giriş yapılması ve dijital bir anahtar üretilmesi gerekecek. Bu düzenleme, sosyal medyadaki anonimlik hakkını ortadan kaldıracak ve kurallara uymayan hesapların kapatılmasına yol açacak. Böylece, sosyal medya kullanıcılarının kimlikleri doğrulanacak ve platformlar, kurallara uymayan hesapları kapatacak.

Ayrıca, yenilenmiş ürünlerin satışında e-Devlet’te yer alan ‘beyaz liste’ şartı aranacak. Yenilenmiş ürünlerin tekrar yenilenebilmesi için satış tarihinden itibaren en az 30 gün geçmesi gerekecek. Tüketicilere, yenilenmiş ürünlerde cayma hakkı tanınacak ve bu ürünlerin satışında mesafeli satış yöntemiyle kurulan sözleşmelere ilişkin yönetmelik hükümleri uygulanacak.

Düzenlemenin bu hafta içinde Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor. Bu aşamada, sosyal medyaya kimlikle giriş uygulamasının detayları ve etkileri hakkında daha fazla bilgi edinilmesi gerekiyor. Ancak, bu düzenlemenin getireceği değişiklikler ve toplum üzerindeki etkileri hakkında henüz kesin bir bilgi bulunmuyor.

Sonuç olarak, e-devlet üzerinden sosyal medyaya kimlikle giriş düzenlemesi, hem çocukların korunması hem de dijital güvenliğin artırılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, bu uygulamanın getireceği dijital fişleme endişeleri ve anonimlik hakkının kaybı gibi konular, tartışmalara yol açabilir.